Vekilim'
Dünyanın zulümatından aydınlığa çıkaracak bir Nura ihtiyaç vardır ve bu karanlığı dağıtacak o nur ise imandır. İman ile hadisat aydınlanır, perdeler açılır. İnsan o nur ile görür hastalığının ardındaki rahmet tecellilerini, boğucu tezyikatı nur ile aşabilir. İman beraberinde tevhidi getirir. Birliği her nakışta okutur, her yerde sadece bir tesiri hakiki tanıttırır, tasdik ettirir. Tevhid de beraberinde teslimi getirir başka tesiri hakiki yok öyleyse her şey ona teslim dedirtir, her işi ona teslim ettikse hallolacağından, zayi olmayacağımızdan emniyet verir. Teslimiyet de tevekkülü iktiza eder. Gücümü yetirdiğin kadarını yine senin inayetin ile yerine getirdim ya Rab artık bunun neticesi senin kudretin iledir. Sen ne dilersen meydana gelir ve bu aciz kulun kalbi bundan memnundur, nidası ve tavrını ortaya koyar. Dalgaların dağdağasında boğulmak tehlikesinde olan insan bu tavrı ile rahatla gezer bir vaziyet alır. Dikkat edin depresyon, ruhi daralmalar, stres durumları arttıkça artıyor. Çünkü imanlar sarsıntı içinde elde tutulması kor ateşten farksız. Hal böyle olunca imanı elde etse kainata meydan okuyabilecek o insan stres ve depresyonla baş edemiyor. Dayandığımız kuvvet ne denli güçlü ise gücümüz o nispettedir. Allah'a güvenmeyen işini ona emanet edemeyen nasıl huzura kavuşacak? Nasıl rahat yaşayacak? Her şey ruhumuzu eziyor. Kalbimiz mukavemet gösteremiyor. Nur-u İman yok ki aydınlatsın da Allah'ın hikmetini görelim, takdirine Rıza gösterelim.
Hz. Ömer (r.a) "İster hoşuma giden olsun isterse gitmeyen, hangi hal üzere sabahlarsam sabahlayayım benim için fark etmez. Çünkü ben hayrın hoşuma gidende mi yoksa gitmeyen de mi olduğunu bilmiyorum." buyururlar. Öyleyse bizim olduğumuz durumlara bir bakalım tevekkülü elde etsek sizce mutsuz kaygılı endişeli olur muyuz.? Oysa bizim Halimizden şikayet etmediğimiz anlar oldukça az..
İşte tevekkül -elinden geleni yaptıktan sonra gerisini Allah'a bırakmak- tabiri ile kalmıyor bundan da sonra o işin neticesinden razı olmak var. Aslında Cenabı Hak bizlere diyor ki; Ey kulum sen o yükleri yüklenemezsin ağırdır güç yetiremezsin bana bırak. Aciz insan Rabbinin Merhametine kulak ver ve bütün yüklerinden kurtul geleceğin için kaygılanma üzülme mahzun olma. İmtihanlar musibetler karşısında titreme, korkma. Her şeyini ona bırak ve hafifle ta ki cennete uçabilesin. Ağırlıklardan kurtulursan hafiflersin, hafiflersen de uçabilirsin. Ama kurtulamazsan o ağırlık seni aşağıya çeker cehennem çukuruna batma ihtimalini unutma!
Peki tevekkülü doğru anlamazsak, o zaman yine elimiz boş kalırız. Nedir işini Allah'a bırakmak? Ne demektir teslim olmak? Ne yapalım Allah o dua edip ondan isteyelim mi sadece. Hayır yanlış anlama tevekkül esbabı bütün bütün reddetmek değildir. Esbaba riayet etmeden olmayacağını bil, fakat esbabın tesirinde olmadığını bilerek bil ! Yani senin fiilin say'in fiili bir dua hükmündedir. Yoksa sen öyle yaptın da böyle neticelenmiş değildir. İşin neticesi için gerekli çaba ve gayretin ile sonuç için bir hayır murad etmeni hal diliyle Allah'a söylemendir. Dilin ondan hayır ister, dua ederken elininde bedenininde bu duayı desteklemesidir. Netice onun takdiri üzeredir. Mesela bir kişi bir hastalığı sebebiyle doktora gitse ilaç kullansa ve iyileşse, diyemez ki ilaç içtim ve iyileştim. İlaç bir vasıtaydı şifayı kim verdi? Peki diyebilir mi ki şifa Allah'tandır ilaçtan değil bu ilacı içmeme lüzum yoktur, Allah'ım bana şifa ver. Hayır böyle de diyemez şifa isteğini ilaçları kullanarak haliyle arz etmeli. Tedbir ve Tevekkül! Tedbirimiz duamızdır, duadan sonra da neticeyi Halk edene güvenmemiz tevekkülümüzdür. Tedbirsiz tevekkül tevekkül olmaz ,teekkül olur tembellik ile damgalanır.
"Biz sizin kaderinizi çabanıza bağlı kıldık." (İsra 13) ayeti kerimesinde görüyoruz bu hakikati.. Samimiyetle, ısrarla ettiğimiz dualarımız vardır. Belki her gün her gece.. Onun gibi say'imizde olmalıdır. Muvaffak olmak için çalışmak çabalamak, ne kadar istekli olduğumuz noktasında bir fiil ortaya koymamız gerekir. Allah takdir ederse hali ve kali duamız kabul olursa da muvaffak oluruz. Acizliğini bilmektir velhasılı.. Bizdeki cüzi bir iradedir, niyettir elimizden gelen..
O zaman bir iş olduğunda ben böyle yaptım da bu kadar çalıştım da bu oldu demek ayıptır. Bir şey olmadığında da ben bunu yapamadım da ondan olmadı demek ise varlık iddiasıdır. Hepsi O'ndandır. Neticeye olumlu olumsuz etkimiz yoktur. Sadece isterim ve çaba gösteririm olduran Rabbimdir.
İmam-ı Ahmede tevekkül sorulduğunda; "Yaratılmışlardan umudu kesmektir." buyurmuşlar. Her şeyi aradan kaldırmak.. öyle bir güvenmek ki O Rabbe; zehir getiren adamın önünde zehri içmek tereddütsüz.. Rabbim izin verirse zehirler vermezse kim ne yapabilir itikadı ile zehri yudumlamak ve zehir getiren adamın şehadetinin meydana gelmesi.. Öyle bir güven, öyle bir bilmek ve yaşamak hakikati.. Öyleydi Hz. Ömer (r.a) korkusuzdu.. Niye korkacaktı ki bütün esbabın Rabb'inin emrinde olduğunu biliyordu. Bilen emniyete kavuşur. Mesele acizliği kabul edip kudrete dayanabilmek! Unutma gafil insan acizsin , "Sen kendini kendine malik sayma. Çünkü sen kendini idare edemezsin. Belalardan sakınıp levazımatını yerine getiremezsin. Öyleyse beyhude ızdıraba düşüp azap çekme. Mülk başkasınındır o Malik hem Kadirdir hem Rahimdir. Kudretine istinad et. Rahmetini itham etme. Kederi bırak keyfini çek. Zahmeti at sefa'yı bul."
(10 Hüccet 4. kelime)
Evet ne demiştik iman tevhidi Tevhid teslimi teslim tevekkülü gerektiriyordu. İşte tevekkül de saadet idareyni iktiza eder. İnsan tevekkülle eriştiği zaman iki dünyası da mesrur olur. Hem bu dünyada huzurlu ve korkusuz, hem ahirette hoşnut olur. Değil mi ki dünyasını cennete çeviremeyen ahirette cenneti elde edemez. Önce dünyamız imanın nuru ile ışıklanıp güzelleşecek ki ahiretimiz çiçeklensin. Üstadım; "O'nu tanıyan ve itaat eden zindanda dahi olsa saraydadır ,bahtiyardır. O'nu tanımayan sarayda dahi olsa zindandadır, bedbahtır." ifade eder. İman ilk dünya saadeti verir ve ardından cennet gelir.. Tevekkül kuvvetli imanın neticesidir. Dertten ve kederlerden kurtulmak isteyen tevekkülden nasibini almalı ve bunun için yine O'na Rabbisine niyaz edip yalvarmalı...
Allah'ım bizi tevekkül ehli kıl. Sana güvenen senin yardımın ile yaşayan kullarından eyle. Senden yine sana sığınırız bizleri iman-ı Kamil'e ulaştır.. Amin.. Allâhü Veliyüttevfik..

Yorumlar
Yorum Gönder