Telaş etme'

Fazla isteğimin kalmadığını, dünyayı bi gün sevip, yaşamanın ne güzel olduğunu düşünüp hiç ölmeyecekmiş gibi hissedip, ertesi gün hevessiz duruşumu, dünyanın çok yorduğunu, her nimetin mutlaka bir imtihan cihetinin de oluşunu görüyorum.. Dünyayı istemenin anlamsız olduğunu, boş beklentiden ibaret olduğunu izliyorum.. Ahir zamanda insan kalabilmek için kalbimin güçsüzlüğüne rağmen düşmelerimden kalkmaya çalışıyorum, Rabbim elimden tutuyorda her seferinde kalkıyorum elhamdülillah.. Kaldıran Rabbime itimadım sonsuz, fakat düşmekten bitap kalıyorum.. Bazen güçsüzlüğümün nasıl bir gücü bana gösterdiğini göremiyorum.. Kimsesizliğimizin kimsesi olan Rabbimin gafletinde buluyorum kendimi... Kalbim ağrıdığında farkına varıyorum, faniyle yormuşum, fena ya bakmışım, nazarımı çevirmem gerektiğini hatrlıyorum.. Sonra dertlerim derman buluyor, yaralarım şefkatle sarılıyor, bu hale kaç milyon kez düşsem de beni tek ve sonsuz seven Rabbim merhamet ediyor bana. Beklentisiz yaşamayı öğretiyor yıllar sonra, tek ümidinin Allahın lûtfü, rahmeti, keremi olmasını istiyorsun. Telaş etmemeyi tecrübe ettiriyor hayat, sakince sabret diyor imtihanlara, dua ettin de Rabbin ne zmn icabet etmedi dedirtiyor. Ve sonunda şükrünü ettiriyor. Bitiyor mu.. Bittiği gün nefesin de bitmiş olacak, ömrün hitama erecek.. Yaşadığın sürece, yaşamanın esası olan bu haller seninle olacak, talim etmek düşüyor bana, her defasında aynı yerden düşmemek için... Yine yenildim Rabbim, bir kalkışa daha ihtiyacım var, sürekli olduğu gibi. Ama bu kez beni öyle bir kaldır ki, buradan böyle sert düşmemeyim her seferinde... Beni öyle rahmetinle sarmala ki bir daha hiç hissetmeyeyim yalnızlığı...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

iyiki'

'istek'